Sizi Arayalım

Danışmanlarımızın sizinle irtibata geçmeleri için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.

İlgilendiğiniz Çözümler
Bize nasıl ulaştınız?

Blog

Bilişim İhracatçı Birliği

Okuma Zamanı: 5 dk.

Bilişim İhracatçı Birliği

İhracatçı birlikleri, Türkiye ihracatçılar meclisi (TİM) ile ihracatçı birliklerinin kuruluş ve görevleri hakkındaki 5910 sayılı 18 Haziran 2009 tarihli kanun kapsamında kurulan tüzel kurumlarlardır. Bu kanun ile ihracatçıların örgütlendirilmeleri ve işbirliğinin geliştirilmesi ile ihracatı artırarak ekonomik gelişmeye katkıda bulunulması amaçlanmış. Bu kurumların kuruluşları, işleyişleri, görevleri, organları, gelirleri, harcamaları ve denetimleri ile üyelerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları yine bu kanunla düzenlenmiş. Bir birlik, TİM’in teklifi, Ekonomi Bakanlığı müsteşarlığın uygun görüşü ve bakanlık onayı ile kurulur, ilgili tebliğin resmi gazete’de yayımlandığı tarihte tüzel kişilik kazanıyor. Kanunda birliklerin görevleri bazıları oldukça soyut bir şekilde tanımlanmış, ilgilenenler kanunu indirip okuyabilirler, bir nokta önemli: birlikler, kuruluş amaçlarının ortadan kalkması veya yönetmelikte belirtilen performans kriterlerinin yerine getirilememesi hallerinde sona erdirilebilir. Burada diğer önemli bir konu da İhracatçıların ilgili en az bir birliğe üye olmaları ve kanunda belirtilen ödemeleri yapmaları zorunludur ve üyeler birliğin kararlarına uymak, birliğin amaçlarına uygun davranmak, yetkili organlar tarafından istenecek ihracatla ilgili bilgi ve belgeleri zamanında ve eksiksiz olarak vermekle yükümlüdür, istediği zaman üyelikten ayrılabilme hakkına sahiptir. Gümrük idarelerince gümrük beyannamelerinin onaylanmasında birliğin onayının aranması ve buna ilişkin usul ve esaslar, Gümrük Müsteşarlığı’nın olumlu görüşü alınmak kaydıyla Müsteşarlık tarafından belirleniyor.

Bilişim sektörünün kendine has bir ihracatçı birliği yok. Bilişim ihracatı yapan şirketler, TİM altındaki İstanbul Metal ve Maden İhracatçıları Birliğine (İMMİB) altında Elektrik Elektronik İhracatçıları Birliğine (EEİB) bağlı olarak ihracat yapıyorlar. Normal olarak ürün ihracatı yapmak için herhangi bir ihracatçı birliğine kayıt olmak gerekiyor ama bilişim / yazılım ürün olarak değil de hizmet olarak değerlendirildiği için böyle bir zorunluluk yok. Yazılım ihracatı yapan şirketler bu nedenle herhangi bir ihracatçı birliğine veya başka bir kuruma kayıt olmak zorunda değiller. Bu yüzden de Türkiye Cumhuriyeti içinde yazılım ihracat rakamlarını tam olarak bilen kamu veya özel bir kuruluş yok! Bilişim sektörü sivil toplum kuruluşlarının veya resmi kamu görevlilerinin çeşitli medya organlarında verdikleri, toplantılarda söyleşilerde ifade ettikleri rakamların herhangi bir şekilde dayanakları yok çünkü hiçbir kayıtta toplam olarak bu rakamları bulabilmek ne yazık ki mümkün değil. Yıllık 50 milyon dolarlık yapma çiçek ihracatı istatistiklerde görünüyor fakat tahmini olarak en az 200 milyon dolarlık gerçekleşen bilişim ihracatı listelere girmiyor. Bunun değişik sebepleri olabilir: Bilişim ihracat kalemleri başka elektronik ürünler ihracatı kapsamına dahil edilmiş olabilir, yine bilişim donanım tarafı elektronik ürün olarak değerlendirilmiştir, yazılım hala ürün değil de hizmet olarak tanımlandığından yazılım ihracatı yapan şirketler herhangi bir ihracatçı birliğine kayıtlı olmamalarıdır. Bu sebeplerden bizi en çok ilgilendiren yazılımın ürün mü hizmet mi olduğunun belirlenmesi hususudur. Çünkü yazılım hizmet ise ihracatçı birliğine kayıt olma zorunluluğu yok ama bu durumda ihracatçı birliklerinin sağladıkları faydalarından yararlanmak için her seferinde ekstra çaba ve enerji harcayıp birlik yöneticilerini ikna etme zorunluluğu çıkar. Daha önce YASAD ile İMMİB’in ortak geliştirdiği URGE uluslararası rekabeti geliştirme projesinde bu durum gözlenmeşti ve İMMİB’e bağlı EEİB ‘i ikna süreci yaklaşık 2 yıl sürmüştü. Bu süre zarfında teknoloji yaklaşık 3 kere değişmişti.

Bugün itibarı ile devlet yazılımı hizmet olarak değerlendirmektedir. Yazılımı ürün olarak sadece EXİMBANK değerlendirmekte ve herkesin anladığı anlamda ürünlere sağlanan desteklerden yazılımı da yararlandırmaya başlamışlardır. Bunun dışında bildiğim kadarı ile hiçbir kamu kurumu yazılımı ürün olarak değerlendirmemektedir. Bunun sonucu olarak ta ürün sınıflandırmalarında, kapasite raporları alımında, sanayi sicil belgesi alımında, yazılım ürünlerine yerli malı belgesi alımında, gümrüklerde, ihracatçı birliklerinin sağladığı bazı desteklerin kullanımında bazı problemler çıkmaktadır. Türkiye’de bilişim ve özelde yazılım sektörünün tek bir kontrol ve sorumluluk noktasının olmaması ve bu yetki ve sorumlulukların birçok bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları arasında dağıtılmış olması bu problemlerin çözümlerini de doğal olarak kurumlar arasında dağıltılmış yani çözümsüz hale getirilmiş olmaktadır. Bu sorun bir müddet daha çözülemeyecek gibi görünüyor çünkü geçen ayki yazımda da bahsettiğim gibi 2017-2019 bilişim sektörü eylem planında bu konunun bırakın çözümü bir problem olarak bile görünmüyor. Sonuç olarak yazılımın ürün olarak değerlendirilmesini ve kamu kesiminde kabul edilmesini beklemeden bilişim ihracatçı birliği kurulabilir ama bazı paradigmaların, bakış açılarının değişmesi ve mevzuatın her satırına takılmadan daha açık fikirli, mantıklı ve cesur karar alıcılarla ilerlemek gerekir. Aksi takdirde her yazılım şirketi sahibi kendi gemisini kendi yüzdürmek zorunda kalır ki bu da bizi tamamen , istemediğimiz ve kesinlikle kurumsal olmayan, sürdülemez bir çözüm peşinden koşmaya zorlar. Bunun da ülkemiz ekonomik kalkınma açısından pek fazla bir değeri olmayacağı ortadadır.

Şerif A. BEYKOZ

SON YAZILAR

1 Temmuz 2022 Tarihinde Kimler e-Müstahsil Makbuzu’na Geçecek?

29 Nisan 2022 DEVAMINI OKU

1 Temmuz 2022 Tarihinde Kimler Zorunlu Olarak e-Fatura ve e-Arşiv Fatura’ya Geçecek?

5 Nisan 2022 DEVAMINI OKU

1 Temmuz 2022 Tarihinde Kimler Zorunlu Olarak e-Dönüşüm’e Geçecek!

25 Mart 2022 DEVAMINI OKU
© Sovos Digital Planet 2022. Tüm Hakları Saklıdır.