Sizi Arayalım

Danışmanlarımızın sizinle irtibata geçmeleri için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.

İlgilendiğiniz Çözümler
Bize nasıl ulaştınız?

Blog

Bilgisayar Programlarının Korunması

Okuma Zamanı: 5 dk.

Bilgisayar Programlarının Korunması

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu TBMM ‘de 22.12.2016’da kabul edildi ve 29944 Sayılı Resmi Gazetede 10.01.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Uzun zamandır beklenen bu kanuna göre marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. Sinai mülkiyet kanununda marka, coğrafi işaret, patent, faydalı model ve tasarım konuları ayrı ayrı ayrıntılandırılmış.

Bilişim sektörüne olan etkileri olarak bakıldığında ise bu kanunda bilişimi ilgilendirecek konular sadece 2 maddede geçiyor: birincisi, madde 44 ile bilgisayar programlarının patentlenebilir olmadığı açık olarak belirtiliyor. Daha önceden de programlara patent verilmiyordu, dünyanın hemen hemen her yerinde de programlar patentlenemiyor. Bunu normal karşılıyoruz, ama esas olarak patentlenebilir olan kanunda açıkça belirtilmese de algoritmalardır, yani bir problemin, bilgisayar mantığı dikkate alınarak yaratılmış adım adım çözümlenme şeklidir. Bu konu sinai mülkiyet kanununda tanımlanmamış, yani algoritmaların patentlenebilir olduğu kanunda belirtilmemiş. İkincisi ise bu kanunun bilişim sektörü olarak dikkate değer en önemli maddesi olan 55. maddedir. Bu maddede bilgisayar programlarının ürün olmadığı açıkça belirtiliyor ve bu şekilde de sektörde tartışılan yazılım ürün mü hizmet mi sorusunun cevabını da net olarak veriyor.Yıllardır yazılımın herhangi bir maddi ürün gibi mesela buzdolabı gibi bir ürün olduğunu savunuyoruz, satış sonrası destekler hem buzdolabı için hem de yazılım için aynıdır, buna hizmet diyebiliriz diyoruz ama ne yazık ki kanun hazırlayanların algı seviyelerini çağın gereklerini ve gelişmelerini algılayacak seviyeye getirmeyi beceremiyoruz.

Peki bilgisayar programları yani yazılımlar hukuki olarak nasıl korunuyor? Burada 5846 numaralı, 5/12/1951 tarihli Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa bakmamız gerekiyor. O tarihte yazılım mı vardı diyebilirsiniz ama bu kanun üstünde daha sonradan yapılan değişikliklerle yazılımlar kanuna dahil edilmiş. Bu kanunun 2. maddesinde 1995 yılında 4110 sayılı kanun hükmünde kararname ile yapılan bir değişiklik ile bilgisayar programları ilim ve edebiyat eserleri kapsamına alınmış. Yine aynı kanunla 6. maddenin 10. bendinde yapılan bir değişiklikle bilgisayar programlarında yapılan her türlü uyarlama, düzenleme ve herhangi bi değişiklik yapma, yine aynı maddenin 11. bendinde ise belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilen ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan veri tabanları da içindeki veri ve materyallerin korunmasını kapsamayacak şekilde koruma kapsamına alınmış. Böylece yazılımlar da fikir eserlerine sağlanan bütün telif hakkı korumalarından yararlanmış oluyorlar. Kanunun 22. maddesinde yapılan bir değişiklik ile de bilgisayar programlarının geçici çoğaltılması, programların başka bilgisayarlara yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fillileri de kapsama içine alınmış. Madde 38 in birçok bendinde de bilgisayar programları ile ilgili bir çok düzenleme yapılmış ama bu maddenin sadece 3. bendinde bilişin ile ilgili bir düzenleme var, ifade ediliş bakımından “esastan” benzer bir bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden herhangi bir diğer fiil için kullanılmasına izin verilmiyor. Genelde sektörde bu madde tam olarak anlaşılmamış durumda, bilgisayar programları üstünde yapılacak olan küçük önemsiz değişikler ile sorumlulklardan kaçılabileceği gibi bir eğilim var, bu bakış açısı kesinlikle yanlıştır.

Daha sonra 2001 yılında 4630 sayılı kanun ile de 1. maddeye bir ek yapılarak bilgisayar programı, arayüz ve araişlerlik kavramları kanuna girmiştir. 4630 sayılı kanunla yapılan düzeltmeler genellikle sanat eserleri ile ilgili düzenlemeler olup bilişim sektörüne doğrudan yönelik bir düzenleme yapılmamış. 2004 yılında 5101 sayılı torba kanun ile yine sanat eserleri düzenlemeleri esas olarak yer almış, sadece eklenen bir madde ile veri tabanlarının içeriklerinin oluşturulmasına , doğrulanmasına veya sunumuna nitelik ve nicelik açısından esaslı bir oran dahilinde yatırım yapan veri tabanı yapımcısı haricinde, ayrıca veri tabanının içeriğinin tamamının veya önemli bir kısmının herhangi bir araç ile herhangi bir şekilde sürekli ve geçici olarak bir ortama aktarılması, herhangi bir yolla dağıtılması, satılması, kiralanaması veya topluma iletilmesini aleniyet tarihinden itibaren 15 yıl süre ile yasaklanıyor. Daha sonra 5486 nolu Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda 5217, 5571, 5718 ve 5728 nolu yasalarla özellikle cezai müeyyidelerde çeşitli değişikler yapılmış. Sadece en son 2008 yılında 5728 nolu yasa ile yapılan değişiklerden bir tanesi koruyucu programları etkisiz kılan programları kullananlara karşı bir ceza getiriyor.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda belirtildiği gibi ilgili meslek birliklerinin kurulması öngörülmüş ve eser sahipleri yarattıkları eserleri bu meslek birliklerine götürerek öncelikle tescil ettirecekler ve bu şekilde eserlerin tüm hakların eser sahiplerinde olduğu güvence altında olacak. Bu sistem mesela müzik eserleri söz konusu olduğunda kurulmuş, ayrıca bir de bandrol mekanizması var, müzik ve yazılı eserlerde bu sistem çalışıyor. Bilgisayar yazılımları konusunda ise bir bilgisayar programları meslek birliği yok bilgisayar programları tek tek lisanslanıyor, koruma bu şekilde yapılıyor. Lisanssız yazılım kullanmak yasak ve cezai müeyyideleri var 5846 numaralı kanunda detaylandırılmış.

2006 yılında hazırlanan Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa ilişkin bir yönetmelik çıkarılmış ve bilgisayar programlarında işaretleme yöntemi tarif edilmiş. Yöntemlerden en dikkate değer ve günümüze en uygun olanı yazılım sahibi işaretlerinin bilgisayar programının derlenmiş kodu içinde yer alması ve bu program ilk çalıştırıldığında bilgisayar görüntü biriminde yani monitörde görüntülenecek şekilde programın derlenmiş koduna yerleştirilmesi şeklinde olanıdır.

Bir diğer konu da 1951 yılında yapılan kanuna yapılan birçok değişiklik yapılmış, en son 2008 yılında yapılmış, yani 9 yıl önce. Bilindiği üzere yazılım ve internet teknolojileri çok hızlı değişiyor, neredeyse her sene yeni bir uygulama sisteni hayatımıza giriyor. Bu yüzde 9 sene bilişim sektörü için çok uzun bir zaman. Acilen yeni bir düzenleme yapılmalı ve fikri ve sanat eserleri kanunu günümüzün gereklerini yerine getirecek şekilde yenilenmelidir.

Şerif A. BEYKOZ

SON YAZILAR

1 Temmuz 2022 Tarihinde Kimler e-Müstahsil Makbuzu’na Geçecek?

29 Nisan 2022 DEVAMINI OKU

1 Temmuz 2022 Tarihinde Kimler Zorunlu Olarak e-Fatura ve e-Arşiv Fatura’ya Geçecek?

5 Nisan 2022 DEVAMINI OKU

1 Temmuz 2022 Tarihinde Kimler Zorunlu Olarak e-Dönüşüm’e Geçecek!

25 Mart 2022 DEVAMINI OKU
© Sovos Digital Planet 2022. Tüm Hakları Saklıdır.